Türk Ocakları Karabük Şube Başkanı Doç Dr. Taşkın Deniz, 'Son yıllarda aziz milletimizin ve devletimizin yaşadığı sıkıntılar hepimizin ortak değeri olan vatan-millet-devlet-bayrak ve kültür kavramları konusunda “TÜRKLÜĞÜN VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN NE DENLİ ÖNEMLİ OLDUĞU” nu bir kez daha ortaya koymuştur. Devletimizin tüm birimlerinde görev yapan her kademedeki yetkililer siyasi çıkarlarını ve dünyalık hırslarını bir kenara bırakarak bu kavramlara sahip çıkmalı, dünyanın hangi coğrafyasında bir Türk bile yaşıyorsa o coğrafyaya ulaşacak akla ve mantığa dayalı milli ve bilimsel projeler ortaya koymalıyız. Unutulmamalıdır ki; Yüce Allah´ın izni ile bu coğrafyada Türk ve Türklük var olduğu sürece İslamiyet de varlığını hak ettiği şekilde muhafaza edecektir. Çünkü Türklük ile İslamiyet ayrılmaz birlikteliğe sahiptir. Feraset, basiret ve azimet sahibi Aziz Türk milletinin her ferdi bunları başarabilecek kudrettedir. Bundan yana şüphemiz de yoktur.
Vakti zamanında canı pahasına vatan mücadelesi veren askerimize, polisimize ve korucularımıza alçakça tuzaklar kuran hainlerin çoğu bu ihanetlerinin bedelini geç de olsa ödemektedir. Asıl elebaşılar ve beyin takımları da mutlaka ödeyecektir. Bu hainlere destek veren, silah taşıyan, onların propagandasını yapan sözde vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması; alenen veya örtülü şekilde PKK militanlarını besleyen, onlara belediye araçlarını tahsis eden belediye yöneticileri hakkında da hukuk ve meşruiyet çerçevesinde her türlü yasal işlemin yapılması geç ama çok yerinde olmuştur.
Türkiye içeriden ve dışarıdan bir kuşatmayla karşı karşıya… Yakın geçmişte yapılan hatalar ortada. Ancak topyekûn bir “MİLLÎ MÜCADELE ŞUURUYLA” hareket edersek yaşamakta olan sıkıntılarımızı en az zararla atlatırız ve geleceğe daha ümitle bakabiliriz. Devletin üst yöneticilerinin, siyasî rekabet ve çekişmeleri bir yana bırakmaları, bu zorlu süreci siyaset tartışmalarının malzemesi yapmamaları de söz konusu milli şuura ulaşılması açısından elzemdir. Bu konuda Aziz Türk milletinin feraset ve basiretine güvenmekten bir an bile vazgeçmemeliyiz.
Tarihte pek çok badire atlatmış bir milletiz. Uyanık olmak ve asla rehavete kapılmamak lazımdır. 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığımız tarihî tecrübeyi tekrar tekrar hatırlamalı ve asla unutmamalıyız. “GÜN, BİRLİK VE DİRLİK GÜNÜDÜR. BU KONUDA TÜRK OCAKLARI ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMEYE HAZIRDIR.”
15 Temmuz İhanetinin yıl dönümü vesilesi ile bir kez daha Aziz milletimize geçmiş olsun diyor, Yüce Allah´tan tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık, ailelerine başsağlığı ve sabır niyaz ediyoruz. Yüce Allah yar ve yardımcımız olsun.' dedi.