Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Murat Bilgin, sendikanın Karabük
Şubesi tarafından düzenlenen yemeğine katıldı. Bilgin, yemekte açıklama
yaparak, Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen ailesi olarak kamuda kılık kıyafet
özgürlüğü talebiyle yürüttükleri Özgürlük İçin 10 Milyon İmza
kampanyasında topladıkları kamuda başörtüsü özgürlüğü talebini de içeren
12 milyon 300 bin imzayı, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hükümeti
temsilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelike teslim
ettiklerini hatırlatarak, Anayasal açıdan hiçbir meşruiyeti olmayan, 30
yıldır binlerce insanın mağduriyetine neden olan, darbe kalıntısı kamu
kurum ve kuruluşlarında çalışan personele ilişkin kılık kıyafet
yönetmeliğinin kaldırılması yolunda attığımız adımlarda kararlıyız. 30
Kasım'da meclis önünde, 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde ülke genelinde
yaptığımız basın açıklamalarını, 2 Ocakta bir günlük sivil
itaatsizlikle ortaya koymuş, devamında ise özgürlük için 1 ayda 10
milyon imza kampanyası başlatmıştık. Kampanyamız Türkiyede bir ilke
imza atmaya vesile olmuştur. 1 ayda 12 milyon 300 bin imza ile adeta
rekor kırılmıştır. Millet gereğini yapmış ve iradesini göstermiştir.
Şimdi ise sıra hükümetin iradesini göstermesindedir. Eğitim Bir-Sen
olarak irademizin arkasında duruyor, imzalarımıza sahip çıkıyor ve 18
Mart itibariyle eğitim kurumlarına serbest kıyafetle gidiyoruz. Örgütlü
gücümüzle çağ dışı yönetmeliği kaldırtmak için elimizden gelen hiçbir
gayreti esirgemeyeceğiz. Hükümetten beklentimiz; kamuda çalışmak için
kadınlara başı açık olmayı dayatan, temel hak ve hürriyetler açısından
düşünüldüğünde başörtülü bayanlara zulmeden ucube yönetmeliği,
darbecilerle birlikte tarihin çöp sepetine atmasıdır dedi.
DUYARLI BAKANDAN, TUTARSIZ YÖNETMELİĞİ REVİZE ETMESİNİ BEKLİYORUZ
Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici Atama ve Yer Değiştirme
Yönetmeliğinde değişikliğe gidilerek, 2009 tarihli yönetmeliğin ortadan
kaldırıldığı ve yeni yönetmeliğin yayınlandığını belirten Bilgin, Yeni
yönetmelik uygulama imkanı olmayan ama hatası bol olan bir yönetmelik
olmuştur. Yöneticilerin müktesep haklarını korumayan, ehliyet, kariyer,
liyakat gibi kriterlerin pratik karşılığını içermeyen, başarıyı değil
hizmet puanını esas alan, aylıksız izinde bulunan, yöneticileri mağdur
eden ve kapatılan okullardaki yöneticilerin durumu gibi birçok konuda
genelgeyle düzeltilemeyecek yasal boşluklar içeren yeni yönetmelik,
doğal olarak Bakanlığın kurumsal hafızası kayboldu mu sorusunu akla
getirmektedir diye konuştu. Bakanlığı da eğitimcileri de huzursuz eden,
yeni memnuniyetsizliklere neden olan ve kargaşaya davetiye çıkaran
yanlış yönetmelikler döneminin artık kapanması gerektiğini söyleyen
Bilgi, şunları kaydetti:
Paydaşların önerilerinden yeterli ölçüde
yararlanmayan, ben bilirim havasında olan bürokratlar, sadece
yönetmeliği değil kendilerini de tartışmaya açmışlardır. Sendika olarak
ortaya çıkan tablodan rahatsızız. Bu yönetmeliği durdurun diye yargıya
değil, yönetmeliği tamir edin diye şimdilik Bakana seslenmeyi tercih
ediyoruz. Bu samimi çağrımızın karşılık bulmasını arzu ediyoruz.
Eğitimcileri ve eğitim sendikalarını Bakanlık uygulamaları ile yargı
arasında git-gel ile yaşamaya mecbur etmenin Bakanlığa sağlayacağı
hiçbir fayda yoktur. Bakanlığı da eğitimcileri de huzursuz eden, yeni
memnuniyetsizliklere neden olan ve kargaşaya davetiye çıkaran yanlış
yönetmelikler dönemi artık kapanmalıdır. İstişaresiz, özensiz,
uygulamadan kopuk düzenlemelerle eğitim çalışanlarının huzursuz edildiği
günlerin geride kalmasını istiyoruz. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcının
eğitimcilere bakışındaki duyarlılığını yansıtmayan, bakanlıkça eski
alışkanlıklarda ısrar görüntüsü veren yanlışlar zinciri olarak tabir
edilecek yönetmeliğin bir an önce revize edilmesi ve tartışma alanından
çıkarılması gerekmektedir.
EĞİTİM ÇALIŞANLARININ GÖNLÜ KAZANILMALIDIR
Bilgin, açıklamalarına şöyle devam etti: Yapılan işin önemine
bakıldığında emsaliniz yok denilen öğretmenlere 666 sayılı KHKda
emsalinizi bulamadık denilmiştir. Farklı kurumlarda aynı işi
yapanların farklı ücret almasını gidermek için eşit işe eşit ücret
uygulaması kapsamında yapılan iyileştirmelerde öğretmen ve öğretim
elemanlarının kapsam dışında tutulması sonrası maaş bordrolarında oluşan
çarpıklık, öğretmenlerin görülmesini ve gönlünün alınmasını zorunlu
kılmaktadır. Bilimin ve insanlık mirasının mimarları, kültür ve
medeniyet inşasının işçileri olan öğretmenler emeklerinin karşılığını ve
mesleki itibarlarının iadesini beklemektedirler. 2012 yılı toplu
sözleşme masasından alacaklı olarak ayrılan öğretmenler ve öğretim
elemanları 2013te yapılacak toplu sözleşmede mahsuplaşma
beklemektedirler. Eğitim Bir-Sen olarak hükümetten beklentimiz
eğitimcilerin kırgınlığını tamir etmeleri ve gönlünü kazanmalarıdır.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KİK KARARLARINI BİR AN ÖNCE UYGULAMALIDIR
Milli Eğitim Bakanlığının 2009 yılından bu yana her yıl imza altına
aldığı KİK kararlarını uygulamaya koymasını beklediklerini belirten
Bilgin, Meslek liselerindeki döner sermaye gelirlerinin paylaşımında
adalet isteyen personele fazla çalışmaya karşılık herhangi bir ücret
ödenmemesi, toplu sözleşme masasına taşıdığımız halde VHKİ kadrosundan
şefliğe yükselenlerle memurluktan şefliğe geçenler arasındaki yan ödeme
farkının giderilmemesi, memurlara VHKİ kadrolarının uzun zamandır
verilmemesi, ek göstergeden faydalanamayan çalışanların sıkıntıları,
devlet memurlarına tanınan yeşil pasaport hakkının bu çalışanlara
tanınmaması; servis, öğle yemeği gibi birçok sorunu olan çalışanlar KİK
kararlarının acilen uygulanmasını beklemektedirler. Genel idare
hizmetleri, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları
için, öğretmenlerde olduğu gibi, atama ve yer değiştirme yönetmeliği
çıkarılması, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının
açılması, fazla çalışma karşılığı mesai ücreti ödenmesi, merkez ve taşra
teşkilatındaki birimlerde bürolarda çalışan personelin aşırı
sıcaklıktan olumsuz etkilenmemesi için odalara klima takılması, öğretim
yılına hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi, parasız
yatılı ve burslu öğrenci kontenjanından memur ve yardımcı personelin
çocuklarının da yararlandırılması, il ve ilçe milli eğitim
müdürlüklerince personelin çocuklarına yönelik kreş ve gündüz
bakımevlerinin açılması konuları KİK kararı olarak durmaktadır.
Bakanlıktan KİK kararlarına attığı imzanın gereğini yapmasını, bir
sonraki KİK toplantısında aynı konuların görüşülmesi yerine eğitim
çalışanlarını görüşülmeyi bekleyen diğer sorunların görüşülmesini
istiyoruz ifadelerini kullandı.